KOBİ'lerde ERP
seçim süreci
1.
ERP SEÇİM SÜRECİ
Başarılı bir ERP
projesi, iş süreçleri değişiminin yönetilmesini, ERP yazılımının
ve birlikte çalışılacak tedarikçinin seçimini, bu sistemin
implementasyonunu ve yeni sistemin pratikliğinin incelenmesini
içerir. Müsait kaynakların sınırlı olması ve ERP
alternatiflerinin birbirlerinden farklı olması nedeniyle, ERP
sistemi seçim süreci işletmeler için usandırıcı ve zaman
kaybettirici bir süreç olabilmektedir. Dünyadaki mevcut ERP
paketlerinin hiçbirisi tüm sektörlerin her bir sürecine tam
anlamıyla cevap veremez. Dolayısıyla, hiçbir ERP paket programı
bir işletmenin tüm işlevlerini veya işletmeye özel ihtiyaçlarını
karşılayamamaktadır. (Sarkis and Sundarraj, 2000; Teltumbde,
2000; Hong and Kim, 2002). Bu nedenle, işletmeler esnek bir ERP
sistemi ve müşteri ihtiyaçlarından sorumlu olup, uzun soluklu
olarak birlikte çalışabilecekleri bir tedarikçi seçmelidirler.
Birçok firma ERP sistemlerini değerlendirirken sistematik bir
değerlendirme modeli kullanmamaktadırlar. Karar vericiler,
işletme özelliklerini, rekabetçi pazardaki konumlarını ve
kurumsal stratejilerini gösteren hedeflerini ve açık ihtiyaç
listelerini oluşturmak yerine, genel kabul görmüş ERP
değerlendirme kriterlerini ölçü olarak almaktadırlar. Bunun
sonucu ise ERP implementasyonlarında önlenemeyen gecikmeler ve
düşük performanslı sistemlerdir. Bu nedenle, ERP sistemi seçim
modeli, şirket stratejileri bakış açısından değerlendirmede
yöneticilere yardımcı olabileceğinden dolayı oldukça önemlidir.
İş ortamnda birçok belirsizlikler olduğundan, ERP sistem
değerlendirmesi birçok sorun içermektedir. Kumar (2002) ’a göre
ERP sistemi kurmak, herhangi bir bilişim teknolojisi
yatırımından çok daha fazlasıdır; bu süreç örgütsel işletmenin
nasıl şekillendirileceği ile ilgili önemli bir karardır. Buna
rağmen, birçok işletme ERP sistemlerini, bu yeni sistemin
işlerine olan etkilerini veya kurumsal amaç ve stratejilerine
uyumluluğunu tam olarak anlamadan, aceleyle kurma yolunu
seçmektedirler (Hicks and Stecke, 1995). Bu aceleci yaklaşımın
sonucu ise başarısız projeler veya mantığı organizasyonel
stratejilerle çakışan zayıf sistemler olmaktadır.
Bu çalışmada
işletmelere ERP sistem değerlendirmesinde detaylı bir rehberlik
sağlayacak, amaç hiyerarşisinin oluşturulduğu ve uygun
kriterlerin belirlendiği bir ERP sistem seçim modeli
önerilmektedir. Önerilen metodoloji, değerlendirme sürecinin
işletmenin rekabetçi stratejilerine ve amaçlarına da paralel
olmasını garanti altına almaktadır. Analitik Hiyerarşi Süreci
(AHS veya AHP) yöntemi (Saaty, 1980), ERP alternatiflerinin
değerlendirmesinde karşılaşılan belirsizlikleri aşmak ve
kriterlerin birbirlerine göre önem ağırlıklarını hesaplamada
kullanılabilecek uygun bir yöntemdir.
2.
ÇEŞİTLİ SEÇİM YÖNTEMLERİ
ERP ve diğer bilişim
sistemleri (BS) seçiminde, puanlama, sıralama, matematiksel
optimizasyon ve çok ölçütlü karar analizi gibi bazı yöntemler
uygulanmıştır. Puanlama yöntemi (Lucas and Moore, 1976) sezgisel
bir yöntemdir, fakat karar vericilerin fikirlerini tam olarak
yansıtması açısından fazla basittir. Buss (1983) ise bilişim
projelerini karşılaştırmak için sıralama yöntemini önermiştir.
Bu yöntem de puanlama yöntemi ile aynı sınırlamalara sahiptir.
Hedef programlaması, 0-1 programlama ve lineer olmayan
programlama gibi matematiksel optimizasyon yöntemleri, BS seçimi
için kaynak optimizasyonunda kullanılmıştır. Lee & Kim (2000)
analitik şebeke süreci (ANP: Analytic network process) ile 0-1
hedef programlama modelini, bir BS projesi seçiminde kullanmak
için birleştirmişlerdir. Badri (2001) ise karlar, donanım,
yazılım ve diğer maliyetler, risk faktörleri, karar verici ve
kullanıcıların tercihleri, tamamlanma süresi ve eğitim zaman
kısıtlarını çoklu kriterler olarak varsaymak suretiyle bir BS
projesi seçiminde 0-1 hedef programlama modelini sunmuştur.
Bununla birlikte, bu yöntemler uygulanabilirlikleri açısından,
karmaşık matematik modelleri, yöneticiler tarafından kolaylıkla
anlaşılamama ve kolaylıkla ölçülemeyen bazı kriterler nedeniyle
ERP sistem seçiminde sınırlı sayıda kısıt kullanımına izin verme
gibi sebeplerden dolayı zayıf kalmışlardır. Ayrıca bu
metodolojiler ölçülebilir hesaplamalara fazlaca odaklanmaktadır.
Saaty (1980) tarafından
bir model olarak geliştirilen Analitik Hiyerarşi Süreci ile
belli alternatifler arasında öncelikler ve çok ölçütlü karar
verme problemi dahilinde kriterlerin göreli önemleri belirlenir.
Bu model karar vericinin sağlıklı karar vermesine yardımcı
olabilecek güçlü bir yöntem olup çeşitli karar verme
problemlerinde kullanılagelmiştir. Örneğin, Schniederjans ve
Wilson (1991) AHS yöntemini kriterlerin göreli ağırlıklarını
belirlemek ve bu ağırlıkları BS seçiminde hedef programlama
modeline uygulamak için kullanmışlardır. Lai (1999) ise AHS
yöntemini kullanarak multimedya yazıcı sistemi seçimi ile ilgili
bir vaka analizi gerçekleştirmiştir. Bu çalışmada, işletmenin
stratejilerini de hesaba katarak amaç yapısını oluşturan ve
böylece buna bağlı ERP sistemi değerlendirme kriterlerini de
ortaya çıkaran sistematik bir prosedür önerilmiştir.
3.
ÖNERİLEN ERP SEÇİM PROSEDÜRÜ
Önerilen ERP seçim
modelini daha açık sunmak için öncelikle adım adım prosedürü
açıklamak yerinde olacaktır:
Adım 1. Proje ekibi
oluşturulur ve ERP tedarikçi ve yazılımları ile ilgili tüm olası
bilgiler toplanır.
Adım 2. ERP yazılım
özellikleri tanımlanır.
Adım 3. Esas-hedef
hiyerarşisi ve ara-hedef ağ yapısını geliştirmek için hedef
yapısı oluşturulur.
Adım 4. Hedeflerin
yapısından ERP sistemi değerlendirme kriterleri çıkartılır.
Adım 5. Sistem
gereksinimlerine bağlı olarak formülize edilen belirli sorular
sorularak yetersiz kalan tedarikçiler elenir.
Adım 6. AHS yöntemi ile
ERP sistemi değerlendirilir.
Adım 7. Sonuçlar
tartışılarak son karar verilir.
3.1.
PROJE EKİBİNİN OLUŞTURULMASI VE ERP SİSTEMLERİ HAKKINDA
BİLGİ TOPLANMASI
Seçim sürecinin ilk
adımı işletme içerisinde bir proje ekibinin kurulmasıdır. Bu
ekip, ERP kullanıcısı olacak departmanların karar vericileri,
fonksiyon uzmanları ve kıdemli çalışanlarından oluşmalıdır. Üst
yönetimin katılım ve desteği, işletmenin ERP sistemini
benimseyebilmesinde olumlu yönde etki yapacaktır.(Ptak, 2000).
ERP tedarikçi ve yazılımları hakkındaki bilgiler konuyla ilgili
dergilerden, fuarlardan, internetten ve diğer kaynaklardan
araştırılmalı, hiçbir potansiyel ERP sisteminin gözden
kaçırılmamasına dikkat edilmelidir.
İşletmeler, ERP
sistemlerine teknik ve işletme süreçleriyle ilgili sebepler gibi
farklı sebeplerden dolayı sahip olmak isteyebilirler. ERP
sistemine sahip olmanın başlangıçtaki mantığı, sorunun tanımını,
hedeflere ulaşma yöntemlerini ve diğer takip eden süreçleri
etkileyecektir. Başlangıçtan itibaren sürecin düzgün
ilerlemesini sağlamak için, proje ekibi, ERP seçme problemini
karar elemanlarını tanımlayarak analiz etmelidir. Karar
elemanları içerisinde alternatifler, proje hedefleri, proje
riskleri vb. mutlaka yer almalıdır. Proje ekibi karmaşık durumu
aydınlatmalı, sorunun taslağını çıkarmalı ve bir başlangıç planı
oluşturmalıdır. Bu aşama çözüm bulmadaki bazı zorluklara önceden
dikkati çektiği gibi, organizasyonel sınırlamaları ve kaynak
kısıtlarını da ortaya çıkarır.
3.3.
HEDEF YAPISININ OLUŞTURULMASI
Hedeflerin
yapılandırılmasının anlamı özetle bu hedeflerin düzenlenmesidir.
Bu sayede, proje ekibi işletmenin nelere ulaşmak istediğini
detaylı bir şekilde tanımlayabilir ve bu hedefleri karar modeli
içine dahil edebilir. İlk adımda, proje ekibi ERP sistem
kapsamını firma politikası, firmanın yaptığı işin niteliği,
sektörün yapısı ve projenin amaçları şeklinde tanımlamalıdır.
Detaylı hedef yapısını
oluşturmaya başlamadan önce, stratejik hedef kapsamının proje
özellikleri ile uyumlu olduğuna emin olmak gerekir. Stratejik
hedefler karar verme için sağlam bir temel ve referans noktası
oluştururlar. Stratejik hedefler aslında proje ekibinin ulaşmaya
çalıştığı en büyük hedefleri gösterir; böylece proje ekibinde
yer alan bireylerin birbirinden farklı düşüncelerini de uyumlu
hale getiren bir mekanizma görevi görmektedir.
Stratejik hedef
içeriğinden türetilen diğer tüm hedefler sistematik olarak
yapılandırılacaklardır. Hedef geliştirme sürecinde,
esas-hedefler ile ara-hedeflerin birbirlerinden ayrılması kritik
bir işlemdir. Karar vericilerin gerçekten neyi başarmak
istediklerini yansıttığından esas-hedefler ara-hedeflere göre
daha önemli olarak görülebilirler. Ara-hedefler ise diğer
hedeflerin tamamlanmasında yardımcı olan hedef çeşididir.(Clemen,
1996). Esas-hedefler bir hiyerarşi içerisinde düzenlenir ve
proje ekibinin daha iyi performans göstermesi için hangi amaca
yönelerek çalışması gerektiğini bildirir. ERP sistemi
esas-hedefler hiyerarşisinin oluşturulmasında iki yöntem
kullanılabilir: yukarıdan aşağı ayrıştırma ve aşağıdan yukarı
sentez yöntemleri. Yukarıdan aşağı ayrıştırma prosedüründe,
proje ekibi “Üst seviyedeki hedefte ne demek istiyoruz?”
sorusunun cevabını tartışır. Bu soruya verilen cevaplar bir alt
seviyedeki esas-hedefleri ortaya çıkarır. Diğer yöntemde ise
yöneticiler daha alt seviyedeki hedeflerden yola çıkarlar ve
daha genel hedefler bulmaya çalışarak, aşağıdan yukarı sentez
prosedürünü uygulayarak daha üst seviyelerdeki hedeflere
ulaşmaya çalışırlar. Hiyerarşinin üst seviyeleri daha genel
hedefleri gösterirken, alt seviyeler bunların detaylarını içerir.
Ara-hedefler şebeke
yapıları şeklinde düzenlenir. (Clemen, 1996) Proje ekibi,
ara-hedefleri esas-hedeflerden ayrı olarak, “Buna nasıl
ulaşabiliriz?” sorusunu sorarak bulabilirler. Bu soruya verilen
cevaplar ilgili ara-hedefleri ve aralarındaki bağı
tanımlayacaktır. Diğer bir seçenek ise, proje ekibinin
esas-hedef ile ilgili ara-hedefi “Bu hedef neden önemli?”
sorusunu sorarak bulmasıdır. Bu ara-hedefleri formülize ederek,
proje ekibi esas-hedeflere ulaşılabilmesi için kendilerine
belirli yollar çıkarabilir. Buna ek olarak, ekip, ERP
adaylarının sayısını, bu ara-hedefleri inceleyerek ve ERP
sistemlerini değerlendirmek için detaylı kriter tanımlamaları
geliştirerek azaltabilir.
3.4.
DEĞERLENDİRMEDE KULLANILACAK KRİTERLERİN BELİRLENMESİ
Hedef yapısının
oluşturulmasından sonra, proje ekibi her bir ERP sistemini
değerlendirebilecekleri kriterleri çıkarmalıdır. İşletme
strateji ve amaçlarına uyan hem nitel hem de nicel kriterler
oluşturulacak bu kriter listesinde yer almalıdır. İdeal olanı,
ekibin işletme çevre ve ihtiyaçlarını dikkate alarak kendi
kritik hedef yapısını geliştirmesi ve bu hedeflere ne derece
ulaşıldığını ölçebilecekleri uygun kriterleri seçmeleridir.
Böylece, seçilen kriterler, işletme stratejileri rehberliğinde
oluşturulmuş hedef yapısı ile tutarlı olacaktır. Proje ekibi
seçtikleri kriterleri bir sonraki aşamada tam, ayrıştırılabilir,
ölçülebilir ve tekrarlanmayan kriterler olacak şekilde detaylı
incelemeli, inceleme sonucu lüzumsuz görülen kriterler
elenmelidir. (Keeney and Raiffa, 1993). Daha sonraki adımlarda
bu kriterler AHS modelinin temeli olarak kullanılacaklardır.
ERP sistemi seçim
sürecinin ilk aşamasında sınırsızca, ulaşılabilen tüm ERP
sistemlerine ulaşılmış ve bunlar hakkında bilgi toplanmıştı; bu
aşamada ise süzme mekanizması devreye girecek ve en başta
oluşturulan ERP aday listesi kısaltılacaktır. İşletme tarafından
ERP sisteminden beklenen özellikler bu aşamaya kadar yapılan
birçok toplantı sonucu belirlenmiş durumdadır. Daha sonra, bu
özellikler sorgu listesi veya kontrol listesi oluşturmak
amacıyla kesin ihtiyaçlar haline dönüştürülür. İhtiyaç listesi
oluşturulurken, ara-hedefler şebeke yapısının da detaylıca
incelenmesi ihtiyaçların kurum hedefleri ile tutarlı olmalarını
sağlayacaktır. Daha sonra, ilk aşamada oluşturulan listede yer
alan ERP tedarikçisi firmalardan, sorgu listesindeki
ihtiyaçlarla ilgili bilgi vermeleri istenir. Bunun sonucunda,
proje ekibi tedarikçilerden gelen bu bilgileri değerlendirerek,
ihtiyaçlara cevap veremeyen yetersiz ERP sistemlerini
eleyecektir.
3.6.
ANALİTİK HİYERARŞİ SÜRECİ (AHP) YÖNTEMİ İLE ERP
SİSTEMLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
AHP (Analitik Hiyerarşi
Süreci), çoğunlukla yönetim ve ekonomi alanlarında
alternatiflerin derecelendirilmesi ve tercih edilenin
belirlenebilmesi için kullanılan çok kriterli karar verme
tekniklerinden birisidir. Saaty (1980) tarafından ortaya atılan
AHP, çok kriterli karar verme problemlerinde, alternatif
kümelerinin önceliklerinin ve özeliklerinin göreli önemlerinin
nasıl belirlenebileceğini yönlendirmektedir (Wei ve diğerleri,
2004). AHP, ikili karşılaştırmaları esas almakta ve bu ikili
karşılaştırmaların kullanılması ile, ilgilenilen kriterin
hangisinin kaç kat daha önemli, tercih edilir, baskın olduğu
belirlenmektedir. AHP, karar problemlerinin çözümünde gösterdiği
esneklik, basitlik, kullanım kolaylığı ile birlikte rahat
yorumlanması gibi temel avantajları ile karar verme süreçlerinde
sıkça başvurulan bir teknik olmaktadır.
Analitik Hiyerarşi
Süreci (AHS), işletme ve imalat sistem performanslarının
geliştirilmesi, sermaye oranlaması, sermaye dağıtım kararları,
ileri imalat sistemlerinin seçimi gibi alanlarda uygulanmıştır.
AHP yöntemi üç temel
aşamadan oluşur: ayrıştırma, ikili karşılaştırmalar ve
önceliklerin sentezi. (Saaty, 1980). Ayrıştırma aşamasında proje
ekibi, seçim sürecinin daha önceki aşamalarında oluşturulmuş
esas-hedefler hiyerarşisini kullanarak AHP hiyerarşi modelini
çıkarır. AHP’de öncelikle amaç belirlenir (ERP sistem seçimi) ve
bu amaç doğrultusunda her bir kriter ve bu kriterlerin alt
kriterleri ortaya konur. Daha sonra her bir alt kriter için
alternatifler belirlenir. Sonuçta karar için hiyerarşik bir yapı
oluşturulmuş olur.
İkinci aşamada, her
karar verici kriterler ve alternatifler için ikili
karşılaştırmalar yaparak karşılaştırma matrislerini oluşturur.
Amaç için n tane kriter olduğunda nxn boyutunda bir A matrisi
oluşturulur. Bu matriste i(sıra) elemanının j(sütun) elemanına
göre ne kadar önemli olduğunu gösteren değerler yer alır. Bu
değerler de 1-9 arasındaki tek sayılardan oluşan önem skalası
değerleridir.
Önem skalasında yer
almayan 2, 4, 6, 8 gibi değerler ara değerlerdir. Diğer bir
ifadeyle, eğer karar verici 1 ve 3 arasında kararsız kalırsa 2
değerini kullanabilir. Şunu da belirtmekte yarar vardır ki,
karar verici şayet aij gözesine önem değeri olarak 3
değerini veriyorsa aji nin göze değeri 1/3 olacaktır.
Ayrıca bu matriste köşegen değerler 1’e eşittir. Eğer her bir
kritere ait bir alt kriter varsa göze değerleri yine aynı
şekilde belirlenir.
|
aij Değeri |
Yorumu |
|
1 |
i ve j aynı öneme sahiptir |
|
3 |
i, j’den biraz daha önemlidir |
|
5 |
i, j’den daha önemlidir |
|
7 |
i, j’den çok daha önemlidir |
|
9 |
i, j’den kesinlikle çok daha
önemlidir |
—
Kriterlerin yüzde önem dağılımlarının belirlenmesi:
A
matrisinin her bir sütun değerleri ayrı ayrı ilgili sütun
toplamlarına bölünür. Böylece yeni bir matris oluşturulmuş
olur. Oluşturulan bu matrise Anorm matrisi
denir. Anorm matrisinin her bir sütun
toplamı 1’e eşittir.
Anorm
matrisinden
hareketle; her bir sıra değerlerinin ortalaması alınır. İşte
elde edilen bu değerler her bir kriter için yüzde önem
dağılımlarını (Wi)
meydana getirir).
AHP
de, bu ağırlıklı ortalamaların dikkate alınmasının nedeni
karar vericinin doğrusal bir fayda fonksiyonuna sahip
olduğunun varsayılmasından kaynaklanmaktadır.
Karar
vericinin kriterler arasında kıyaslama yaparken tutarlı
davranıp davranmadığını ölçmek için “Tutarsızlık Oranı”
nın (T.O) hesaplanması gerekir. Bu da AHP nin üçüncü
adımını oluşturur. Eğer karar verici kriterler arası
kıyaslamaları yaparken tutarsız davranmışsa ikinci adıma
dönüp tekrar ikişerli karşılaştırmaları yapması gerekir.
Sonuçta elde edilen “Tutarsızlık Oranı” 0,10 dan
küçük ise karar vericinin ikişerli karşılaştırma matrisinin
tutarlı olduğu söylenir.
Üçüncü
aşamanın sonunda, alt-kriterler için bulunan yüzde önem
dağılım değerleri göreceli ağırlıklardır. Bir alt-kriterin
global ağırlığını bulmak içinse ilgili alt-kriterin ağırlığı
ile bağlı bulunduğu kriterin ağırlığı çarpılır.
— Kriterlerin derecelendirilmesi:
İkili karşılaştırmalar sonucunda
kriterler için bulunan global ağırlıklar, o kriter açısından
en iyi düzeyde olan ERP yazılımına verilecek tam puanı
temsil etmektedir. Bundan sonra karar verilmesi gereken bir
diğer konu, bir kriterden tam puan alamayan ERP yazılımına
hangi ölçüte göre ve kaç puan verileceğini belirlemektir.
Bunun için kriterlerin derecelendirilmesi gerekmektedir.
Proje ekibi görüşmeler doğrultusunda önce her bir kriterin
kaç dereceye ayrılacağını tartışmalıdır. Kullanıcı dostu
olma gibi “kullanıcı dostudur veya değildir” şeklindeki
basit değerlendirmelerin yeterli olacağı kriterlerin ikiye
bölünmesi, öte yandan örneğimizde “İşlevsellik” gibi
ağırlığı yüksek olan kriterlerin daha fazla dereceye
bölünmesi uygun olacaktır.
Kriterlerin her bir derecesine
verilecek puanın derecelerinin de ikili karşılaştırmasını
yaparak belirlenmesi mümkün olduğu halde bu puanlar tasarımı
fazla karmaşıklaştırmamak için sezgisel olarak da
belirlenebilir.
AHP yönteminin en son adımında aday
ERP sistemleri kriterler açısından değerlendirilerek,
aldıkları puanlar toplanır. Her bir karar vericinin ERP
sistem sıralaması farklı olabilecektir; işletmenin satın
alacağı sistem kararını vermek için karar vericilerin her
ERP yazılımı için verdikleri puan toplamlarının geometrik
ortalaması alınır ve işletmenin ERP sistem sıralaması ortaya
çıkar.
|